FACEBOOK INSTAGRAM YOUTUBE TWITTER RANDEVU AL LAB. SONUÇ NÖBETÇİ ECZANE YOL TARİFİ

Ortopedi

Ortopedik Hastalıklar
1-Kırıklar:
Kırıklar nasıl fiziksel engelliğe yol açabilir?
Vücudun her hangi bir ekleminde veya kemiğinde meydana gelen kırıklar, gerek alçılama sonrası, gerek ameliyat girişimlerinden sonra, kırık öncesi işlevsel düzeyine getirilmezse, o uzvun sakat kalmasına neden olabilir.
Uzun bir süre alçıda kalmış veya ameliyat nedeniyle hareketsiz kalmış olan bir kemiğin beraberinde bir takım istenmedik durumlar ortaya çıkar. Eklem hareketleri kısıtlanabilir ve eskisi gibi açılmayabilir. Kaslarda hareketsizlik nedeniyle erimeler başlar ve kas eski kıvamını kaybedebilir. Eklem etrafında yer alan tendon ve kapsül gibi yumuşak dokular kısalır.
 
Kırıkların Tedavisi Nedir?
Kırık sonrası, kırığın türüne, yerine ve uygulanan tedavinin türüne göre özel rehabilitasyon programları uygulanır.
Ağrıyı ve ödemi azaltmak için ilaç tedavisinden yararlanılabilir. Ayrıca bölgeye duruma göre soğuk ve sıcak uygulamalar, fizik tedavi aletlerinden derin ısıtıcılar ve elektrik akımları da uygulanarak, ağrı ve ödem tedavi edilebilir ve kırık iyileşmesi hızlandırılabilir.
Eklem hareket açıklıklarını korumak veya kısıtlanmış bir eklemi açmak için 5 tip egzersiz programından yararlanılır.
Zayıflamış kasları kuvvetlendirmek için, başlıca 3 tip kuvvetlendirme egzersiz programından yararlanılır.Yürüme, kırık sonrası rehabilitasyonun önemli bir parçasıdır. Kırık bölgesine verilecek yüke göre yürüyüş ayarlanır. Tüm bu rehabilitasyon çalışmaları, rehabilitasyon ekibi tarafından kontrol edilerek yürütülmelidir.
 
Amputasyon Nedir?
Bir uzvun (kol veya bacağın) bir kısmını veya tamamını, tıbbi nedenlerden dolayı kesme işlemine amputasyon denir.
 
Amputasyon Sebepleri Nedir?
Damar hastalıkları, trafik kazaları, iş kazaları, tümörler, müzminleşmiş mikrobik hastalıklar, doğumsal anomaliler, yanıklar ve şeker hastalığına bağlı, daralmış olan damarlarda kan dolaşımı azalır. Beslenemeyen, oksijenlenemeyen doku giderek solar, soğur, şiddetli ağrılara neden olur, deride ülserler dediğimiz yaralar çıkar ve bu durum giderek o dokuda daha da ilerler ve nekroz denilen ölü dokuya veya gangrene çevrilir. Bu durumda, hastayı kurtarmak ve ölü dokunun ilerlemesini önleme maksadıyla, tutulan uzvun kesilmesine karar verilir.
 
Amputasyon Tedavisi Nedir?
Tedavi rehabilitasyon ekibi tarafından yapılmaktadır. Bu ekip, fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı, ortopedist, fizyoterapist, ortez ve protez teknisyeni, iş uğraşı terapisti, psikolog, sosyal hizmetler uzmanı ve aileden oluşmaktadır. Öncelikle hastanın yaşı, mesleği, cinsiyeti ve amputasyon nedeni göz önünde bulundurularak, kesilecek uzvun seviyesi tayin edilir. Ayrıca, güdük denilen kalan parçanın da durumu önemlidir. Rehabilitasyon çalışmaları 3 ayrı dönemde yapılır.
1. Amputasyon öncesi rehabilitasyon,
2 Amputasyon sonrası rehabilitasyon ve
3. Protez eğitim dönemi.
Rehabilitasyon çalışmaları, güdüğün kuvvetlendirilmesi, kollar ve gövdenin güçlendirilmesi, eklemlerde hareket kısıtlılıklarının önlenmesi, solunum egzersizleriyle akciğer kapasitesinin arttırılması, genel hareketliliğin arttırılması ve ağrının kontrol edilmesinden oluşmaktadır.
Protez dönemindeki rehabilitasyon çalışmalarındaki amaç ise, öncelikle hastanın ampute uzvunun seviyesine göre uygun bir protez seçimi gerekmektedir. Daha sonra seçilen ortezin hasta tarafından iyi kullanılmasını sağlamaktır. Hasta orteziyle yana ve arkaya yürümeyi, değişik yüzeylerde yürümeyi, merdiven inip çıkmayı, sandalyeye oturup kalkmayı, yere oturup kalkmayı ve yerden bir şey almayı, koşmayı ve engel atlamayı emniyetli bir şekilde yapmasını öğrenmelidir. Hasta yapılan tüm bu tedaviler sayesinde amputasyon öncesindeki işlevsel, ekonomik ve sosyal durumuna geldiğinde, rehabilitasyon çalışmaları hedefine ulaşmış demektir.
 
Doğuştan Kemik ve Eklem Bozuklukları
A. Doğuştan Kalça Çıkıkları
Daha çok makat gelişlerinde rastlanan doğuştan kalça çıkığının belirgin bir nedeni saptanmamıştır. Ancak bağlardaki yumuşamaya veya rahim içinde yanlış duruşa bağlı olarak gelişebildiği öne sürülmektedir.
 
Doğuştan kalça çıkıkları tek taraflı veya çift taraflı olabilir. Tek taraflı kalça çıkığında o taraftaki bacak diğer bacağa nazaran daha kısadır. En önemli bulgu, çocuğun muayenesi esnasında, kalçanın yana açılmasındaki yetersizlik ve/veya yana açılma esnasında bir sesle birlikte açılmasıdır.
 
Tedavisi Nedir?
Tedavi, teşhis konulduktan hemen sonra başlatılmalıdır. Rehabilitasyon ekibinin karar aldığı yerinde bir tedaviyle, çıkmış olan kalça yerine oturtulabilir ve büyüme ve gelişme de normal devam edebilir. Tedavinin geç başlatılması, durumun daha da ilerlemesine, hastanın topal yürümesine ve ileride kalça kireçlenmesi gelişerek, protez ameliyatları gerektirebilir.
Doğuştan Skolyoz veya Eğri Sırt
Doğuştan eğri omurga, yarım omurlar, birbirlerine yapışmış omurlar, omurganın şeklini ve gelişmesini bozabilir. Bu da çocuğun normal büyüme ve gelişmesini engelleyebilir.
 
Belirtileri Nelerdir?
Eğriliğin derecesine bağlı olarak, değişebilir. Ancak sırtta, ortada dışarıya doğru bir çıkıntı genelde belirgindir. Bu durum bacaklarda, kalçada şekil bozukluğuna neden olabilir veya diğer iç organ bozukluklarıyla birlikte seyredebilir.
 
Tedavisi Nedir?
Tedavi rehabilitasyon ekibi tarafından yapılır. Eğriliğin şiddetine bağlı, çelik balenli korseler, diğer destekleyici cihazlarla düzelme olabildiği gibi, cerrahilik vakalar da söz konusu olabilir.
 
Kondrodistrofiler veya Cücelik
Bu anomali, kıkırdağın kemiğe dönüşmesi esnasında gelişmektedir.
 
Belirtileri Nedir?
Bu hastalarda genelde gövde normal büyüklükte olup, kollar ve bacaklar normalden kısadır. Bu hastalarda diğer iç organ problemleri de ayrıca görülmektedir.
 
Tedavisi Nedir?
Tedavi yine rehabilitasyon ekibi tarafından yapılmaktadır. Amaç iç organ sorunların çözmek ve hastayı mümkün olan en üst bağımsızlık mertebesine ulaştırmaktır.
 
Bel-Boyun-Diz Egzersizleri
* Egzersiz sayısı, türü ve süresi ile ilgili lütfen doktorunuza başvurunuz.
 
1) Bel Egzersizleri
 
2) Diz Egzersizleri
 
3) Boyun Egzersizleri
 
MENİSKÜS
Menisküsler diz ekleminde yer alan C şeklinde kıkırdak benzeri yapılardır. Diz eklemini oluşturan iki ana kemik olan femur ve tibia arasında yer alırlar. Biri iç diğeri dış olmak üzere her dizde ikişer tane  menisküs bulunur.
İç  ve dış menisküsün şematik ve artroskopik görüntüleri, iç menisküste yırtık izlenmekteİç ve dış menisküsün şematik ve artroskopik görüntüleri, iç menisküste yırtık izlenmekte
 
Menisküsler ne işe yarar?
Kırk yıl öncesine kadar menisküslerin işe yaramaz artıklar olduğu düşünülürdü. Bu nedenle dizi ağrıyan her hastada menisküs yırtığı akla gelir ve ameliyat sırasında menisküsler sağlam bile olsa, nasıl olsa ileride yırtılacak diye tamamen çıkartılırdı. Ancak son yıllarda menisküslerin dizlerin normal  işlevi için çok önemli görevleri olduğu anlaşıldı. İki kemik arasında yerleşen menisküsler bir conta gibi görev yaparak eklem kıkırdağını anormal yüklenmelerden korurlar. Dize gelen yüklerin taşınması ve aktarılmasında çok önemlidirler. Ayrıca eklem yüzlerinin uyumluluğunu artırırlar ve eklem sıvısının eklem içi dolaşımına katkıda bulunurlar. Menisküsler olmadığında diz eklemine gelen yükler doğrudan eklem kıkırdağına binerek erken aşınmaya yani osteoartrite yol açarlar. Bu bilgilerin ışığında, günümüzde menisküsleri korumak ortopedistlerin birinci önceliği haline gelmiştir.
 
Menisküs yırtıkları nasıl oluşur?
Futbol sırasında sabit ayak üzerinde dönme hareketi sırasında menisküs yırtığı  oluşabilirFutbol sırasında sabit ayak üzerinde dönme hareketi sırasında menisküs yırtığı oluşabilir. Gençlerde ve ileri yaştaki bireylerde menisküs yırtıklarının oluş şekli farklıdır. Gençlerde, menisküsün yırtılması için çık ciddi bir travma gerekir. Bu genellikle sabit ayak üzerinde dönme hareketi sırasında oluşur. Futbol, basketbol, kayak gibi sporlarda oluşan yırtıklar buna örnektir. Yıllar geçtikçe menisküsler sağlamlık ve esnekliklerini kaybederek  “dejenere” olurlar. Dejenere menisküslerin çok daha kolay yırtılabilirler.  İleri yaştaki bireylerde basit bir çömelme veya halıya takılma ile menisküs yırtıkları oluşabilir. Dış menisküs, iç menisküse göre daha hareketlidir, bu nedenle iç menisküs yırtıkları daha sık görülür. Nadir de olsa, menisküslerde doğuştan şekil bozuklukları olabilir. Bu tip menisküsler yırtılmaya daha müsaittir ve çocuk yaşlarda bile belirti verebilir.
 
Menisküs yırtıklarının belirtileri nelerdir?
Menisküs yırtıkları oluşurken hastalar genellikle ani bir ağrı batma ya da yırtılma hissederler. Yırtılan menisküsün hangisi olduğuna bağlı olarak ağrı dizin iç ya da dış kısmında daha belirgindir. Birkaç saat içinde dizin içinde sıvı veya kan toplanmasına bağlı  olarak diz ekleminde şişlik ortaya çıkar. Genellikle yaralanan dizin üzerine basmak mümkündür ancak topallama vardır ve sporcular genellikle sporu bırakmak zorunda kalırlar. Yaralanma şiddetli ise menisküs yırtıklarına diz ekleminin çapraz ya da yan bağlarının kopmaları da eşlik edebilir. Bu durumda dizde emniyetsizlik ve boşluk  hissi gibi belirtiler de ortaya çıkabilir. Bazen yırtılan menisküs parçası, diz eklemini oluşturan kemiklerin arasında sıkışarak diz hareketini engeller. Kilitli diz olarak bilinen bu durumda erken dönemde cerrahi tedavi yapılması gerekir.
Zaman geçtikçe dizdeki yaygın ağrı azalarak ilgili menisküsün üzerinde noktasal hale gelir.  Ağrı özellikle ani dönüşlerde ve çömelme sırasında ortaya çıkar. Yırtık menisküs parçaları eklem yüzleri arasına girerek dizde takılma ve kilitlenme gibi belirtilere yol açabilir. Bu beraberinde daha önceden dizde olmayan kıtırtı benzeri seslere de yol açabilir.
 
Menisküs yırtıklarına nasıl tanı konulur?
Doktorunuzun menisküs yırtığı tanısına ulaşması için önce olayın oluş şeklini anlatmanızı isteyecektir. Daha sonra dizinizi muayene ederek  menisküs yırtığı bulgularını araştırır. Bu sırada yan ve çapraz bağlarınızı da muayene eder. İyi bir hikaye ve fizik muayene sonrasında menisküs yırtığı tanısı büyük ölçüde ortaya çıkar. Dizinizdeki aşınma-eskimenin miktarını değerlendirmek ve kemik yapılarda başka bir sorun olup olmadığını anlamak için doktorunuz röntgen grafileri isteyebilir. Menisküs yırtıklarının tanısını doğrulamak için son yıllarda en güvenilir yöntem diz ekleminin manyetik rezonans görüntülemesidir.
MRG’nin menisküs yırtıklarını saptamadaki doğruluk oranı, usulüne uygun çekilir ve deneyimli ellerde değerlendirilirse % 95’in üzerindedir. Ancak tedaviye karar vermede tek belirleyici MRG değildir. Bazı olgularda yırtık olmadığı hale yırtık varmış gibi görüntü elde edilebilir (yalancı pozitif sonuç) ya da tam tersine yırtık olduğu halde MRG’de saptanamayabilir (yalancı negatif sonuç).
Özellikle daha önceden menisküse yönelik cerrahi tedavi yapılmış ise hata payı çok artar ve daha ileri tanısal yöntemlere gerek olabilir. Bu nedenle  tedavinize karar verirken doktorunuz sadece MRG bulgularını değil, sizin hikaye ve fizik muayene bulgularınızı da göz önüne alır.  Bazı hallerde bu tanı yöntemlerinin hepsi yetersiz kalabilir. Bu durumda artroskopi ile tanı doğrulanır.
 
Menisküs yırtıklarında tedavi seçenekleri nelerdir?
Gençlerde menisküs yırtıklarının tedavisi çoğunlukla cerrahidir. Çok nadir görülen ve tam kat olmayan bazı küçük yırtıklar dışında menisküslerin kendiliğinden iyileşme yeteneği yoktur. Belirgin yakınmaları olan hastalarda cerrahi müdahale ile menisküs yırtığı onarılmaya çalışılır, eğer yırtık onarıma uygun değilse yırtık olan kısım çıkartılır. İleri yaştaki hastalarda menisküs yırtıklarına genellikle dizde artroz (aşınma, yıpranma, kireçlenme) eşlik eder. Bu durumda sadece menisküs yırtığına müdahale etmek sorunu tam olarak çözmeyebilir. Doktorunuz bu durumda ilaç tedavisi ile belirtilerin baskılanmasını, eklem içi enjeksiyonları, artroskopik cerrahiyi ya da artroskopi ile birlikte kemik düzeltici ameliyatlardan birine karar verecektir.
 
Menisküs onarımı nasıl yapılır?
Dizin uzun dönem sağlığı için çok önemli olan görevlerini yerine getirmeleri için menisküs yırtıklarında ilk seçenek onarımdır. Menisküslerin damarlanma özellikleri nedeniyle iyileşme yetenekleri çok yüksek değildir ve menisküs yırtıklarının kabaca beşte biri tamire uygundur.  Menisküs tamiri günümüzde artroskopik cerrahi ile yapılmaktadır.
Menisküs onarımının şematik görüntüsüMenisküs onarımının şematik görüntüsü
 
ARTROSKOPİ
Artroskopi nedir?
Artroskopi eklemi ilgilendiren hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılan minimal bir cerrahi yöntemdir. Artroskopi hekiminizin, artroskop olarak adlandırılan, kurşun kalem inceliğinde bir alete yerleştirilmiş küçük bir lens ve aydınlatma sistemi sayesinde  4,5 mm lik açılan deliklerden diz eklemin içerisini ayrıntılı bir şekilde görmesine yardımcı olur. Artroskopi kelimesi latinceden alınmış olup , Artros[eklem] ve skopi [gözlemek] anlamına gelen köklerden türetilmiştir. Yani, artroskopi “eklemin içine bakmak” anlamına gelir. Eklemin içini görmemizi sağlayan alete ise artroskop denir. Artroskop fiberoptik ışık kaynağına bağlanmış mercek ve video kamera sistemleri kullanılır. Eklem içerisini gözlemek için, 0.5 cm’lik deliklerden artroskopinin optik sistemi eklemin içerisine sokulur. Artroskopi aslında optik bir sistemdir. Skop denilen optik sistemin ucuna takılan bir kamera ile monitörden bütün eklem içi görülür.. Eklem içerisindeki görüntüler 6-10 kez büyütüldüğü için eklemin içindeki bütün yapıların çok detaylı bir muayenesi mümkündür. Diğer cerrahi aletler artroskopi görüntülerine ve koyulan tanıya bağlı olarak dizdeki yıpranmış dokuları onarma amaçlı olarak bölgeye diğer delikten gönderilebilir. Artroskopi diğer cerrahi lere oranla daha kısa bir zaman içerisinde uygulanabilir.Görüntüler  kaydedilebilir, fotoğraf alınabilir Bu çerçevede açık cerrahi tedavi yöntemlerinde gereken büyük kesileri yapılmadan, minimal ve çok küçük kesilerden eklemlerin içerisi gözlenir.
Ayrıca artroskopi ile, açık cerrahi sırasında ulaşılamayan bölgelerinde görüntülenebildiği için, daha eksiksiz bir inceleme olanağı vardır.
Diz artroskopisi ilk olarak 1960 yılında uygulanmıştır. 1980 li yıllara kadar, sadece teşhis amaçlı kullanılan artroskopi, teknoloji ve deneyimlerin gelişmesi ile bugün tatışmasız bir tedavi yöntemi olmuştur. Artroskopi aletindeki gelişmelerin yanıra daha yüksek çözünürlükte kameraların geliştirilmesiyle birlikte, işlem diz sorunlarının tanılanması ve tedavi edilmesinde daha etkin bir biçimde kullanılmaya başlamıştır. Günümüzde artroskopi en sık başvurulan ortopedik cerrahi işlemi haline gelmiştir. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri’nde yılda 1.5 milyondan fazla artroskopik girişim uygulanmaktadır.
Diz ve omuz gibi büyük eklemlerde 4mm. çaplı artroskoplar, küçük eklemlerde ise 1.9-2.7 mm çaplı olanları kullanılır. Bu çaptaki deliklerden girilerek, eklem kıkırdağı, menisküler, bağlar, eklemi döşeyen zarın hastalıkları, eklemi ilgilendiren kırık ve çıkıkları, tedavi edilebilmektedir . Günümüzde artroskopi bir teşhis aracı olmaktan çok, bir tedavi aracı olarak (artroskopik ameliyatlar) kullanılmaktadır.Bunun için görüntüleme sistemi dışında antroskopik, cerrahi özel olarak geliştirilmiş 2.7-6.5 mm çapında mekanik veya motorlu aletler kullanılır. Artroskopiden sırasında konulan kesin teşhise göre , aynı seansta artroskopik cerrahiye geçilir.
Tekniğin asıl yararı ameliyattan sonra görülür.Eklem açılmadığı için fizik tedavi ve rehabilitasyona daha erken başlanır ve daha kolay olur. Artroskopik cerrahi, çok küçük kesilerden yapıldığı için, normal dokulara en az zarar veren yöntemdir . Hastaların ameliyat sonrası ağrısı, açık cerrahi girişimlere göre çok daha azdır. Böylelikle hasta daha çabuk iyileşir, aktif yaşamına daha erken döner. Özellikle sporcuların spora erken dönebilmeleri büyük avantajdır.
Artroskopi sonrası yeterli bir ekzersiz yapılırsa eklemde hareket kısıtlılığı gelişme riski açık girişimlere göre yok denecek kadar azdır. Aynı şekilde enfeksiyon, trombofilebit gibi sorunlar daha nadir görülür. Bütün bu nedenlerden dolayı, artroskopik cerrahi sonrası iyileşme süresi daha kısa ve iyileşme süresi daha rahattır.
 
ARTROSKOPİ NASIL YAPILIR?
Artroskopik girişim için ameliyathane şartları ve anestezi gereklidir. Tanısal antroskopi lokal anestezi ile yapılabilir. Cerrahi antroskopi için sıklıkla genel veya spinal [ belden uyuşturma ] anestezi gereklidir. Eklem içerisini görmek için 0,5 cm boyunda bir kesi yapılır. Tanı ve tedavi için birkaç kesi daha gerekebilir. Cerrahi işlem için gereken aletler ikinci bir kesi ile eklem içerisine sokulur. Cerrahi girişim  monitöründen eklem içini seyrederedilerek yapılır. İstendiğinde artroskopinin tamamı videoya kayıt edilebilir. İşlem tamamlandıktan sonra, eklem içine biriken sıvıyı dışarı almak üzere bir dren yerleştirilebilinir. Bu dren sıklıkla ameliyattan bir sonraki pansuman sırasında çıkartılır. Artroskopik girişim sonrası çoğunlukla hafif ağrı kesiciler yeterli olur. Yapılan işlemin cinsine göre hastanede kalış süresi bir ile iki gün arası değişir, çapraz bağ veya diz kapağı çıkığı tamiri yapılan hastalar dışında genellikle yatış süresi bir gündür.
Artroskopik girişim sonrası alçı uygulanmaz, bazı durumlarda kontrollü harekete izin veren dizlikler kullanılır. Bazı girişimlerden sonra 3-4 hafta koltuk değneği kullandırılarak ameliyatlı bacağa tam yük vermekten kaçınılabilir. Artroskopi sonrası hangi hareket ve egzersizlere izin verileceği ve yara bakımının nasıl olacağı konusunda tarafınıza bilgi verilecektir . Kontrollerde dikişlerin alınması ve rehabilitasyon proğramı konusunda yardımcı olunacaktır . İyileşme süresi, yapılan girişimin büyüklüğüne göre değişebilir.
Artroskopi sonrası bir problem yaşanmaşı yani bir komplikasyon görülmesi sık değildir.Ancak artroskopide  minimal bir cerrahi olsada invaziv bir girişimdir. Bu yüzden ameliyat sonu şişlik veya kan birikmesi olasılığı az da olsa olabilir.
Enfeksiyon veya iltihap gelişmesi diğer girişimlere gore çok azdır. Bu konularda koruyucu önlemler alınarak artroskopi uygulanmaktadır.Bu konularda daha geniş bilgiyi  Prof.Dr.M.Binnet la yapacağınız görüşmede de alabilirsiniz ve aydınlanmasını istediğiniz sorularınızı yönlendirebilirsiniz.
 
ARTROSKOPİ HANGİ DURUMLARDA GEREKLİDİR?
Eklem hastalıklarının tanısı, iyi bir hikaye, fizik muayene ve direkt grafiler ve labaratuar tetkiklerinin yardımı ile konulur. Gerekli hallerde bilgisayarlı tomoğrafi ve manyetik rezonans görüntülemesi kullanılabilir. Bütün bunlara rağmen teşhis zorluğu olan problemlerde artroskopik inceleme yapılabilir. Ancak günümüzde artroskopi aşşağıda sayılan problemlerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Çünkü artroskopi eklemleri ilgilendiren hastaların tedavisinde sık kullanılır. Uygulama sırasıyla diz , omuz, ayak bileği, el bileği, dirsek ve kalça eklemlerinde yapılmaktadır.
 
DİZ EKLEMİNDE:
Dizde en sık görülen sorunlar şunlardır:
Menisküs yırtıkları,
Bağ yırtıkları, özellikle ön çapraz bağ,
Eklem kıkırdağı hasarı,
Serbest cisimler (eklem faresi).
Diz eklem zarının iltihaplanması ve büyümesi (sinovit); genellikle romatizmal durumlara bağlıdır.
Artroz veya kireçlenme
Dizde artroskopik yani kapalı olarak yapılabilen başlıca girişimler:
Yırtık meniküs parçalarının çıkarılması,
Bazı menisküs yırtıklarının dikilmesi,
Ön ve arka çapraz bağ tamirleri,
Erken dönemde osteoartrit [kireçlenme] tedavisi,
Osteokondritisler [kıkırdaktan parça ayrılmaları veya eklem fareleri],
Diz eklemini ilgilendiren kırıklar
Kıkırdak nakilleri,
Patella (diz kapağı) ekseninin düzeltilmesi,
Diz kapağı çıkıklarının tedavisi
Eklem iltihaplarının boşaltılması,
Hastalıklı eklem zarının çıkartılması (sinovektomi)
Kaza veya hastalık sonrası meydana gelen hareket kısıtlılıklarının açılması,
Eklem içi iyi huylu tümör ve kistlerin çıkartılması artroskopik veya artroskopi destekli yapılabilir.
 
OMUZDA:
Kas sıkışması ve tekrarlayan omuz çıkıklarının tedavisi,
Omuz eklemi içindeki kıkırdak ve kas krişi hastalıklarına yönelik girişimler,
Erken dönemde osteoartrit [kireçlenme] tedavisi,
Romatizmal hastalıklarda sinevektomi [kalınlaşmış olan eklemi döşeyen zarın çıkartılması],
Omuz hareket kısıtlılıklarının açılması,
Eklem içi serbest cisimlerin çıkartılması artroskopik veya artroskopi destekli yapılabilir.
 
AYAK BİLEĞİNDE:
Eklem içi kırıklar, osteokondritisler [kıkırdaktan parça ayrılmaları ve eklem fareleri],
Meniskoid lezyonlar [tekrarlayan burkulmalar sonrası meydana gelen doku sıkışmaları],
Erken dönemde osteoartrit [kireçlenme],
Romatizmal hastalıklarda artroskopik tanı ve tedavi yapılabilir.
 
EL BİLEĞİNDE:
Eklem içi kırıkların tedavisi,
Sinir sıkışmalarının gevşetilmesi,
Bilek kemikleri arasındaki bağ yırtıklarının tedavisi,
Eklem kıkırdağı harabiyetlerin tedavisi,
TFCC [eklem içindeki özel kıkırdak yastıkçığı] yırtıkların düzeltilmesi artroskopik olarak yapılabilir.
 
DİRSEKTE:
Osteokondritislerin [kıkırdaktan parça ayrılmaları ve eklem fareleri] tedavisi,
Serbest cisimlerin çıkarılması,
Hareketi engelleyen kemik çıkıntılarının törpülenmesi,
Romatizmal hastalıklarda sinevektomi [kalınlaşmış olan eklemin döşeyen zarın çırtılması],
Eklem içi iyi huylu tümör ve kistlerin çıkartılması artroskopik veya artroskopi destekli yapılabilir.

AKTIP SAĞLIK HİZMETLERİ A.Ş. | 2017